Barış ve Barışa Kendini Adayanlar

2013-11-15 15:16:00

Barış ve Barışa Kendini Adayanlar, Dünyada bir barış ortamını sağlamak mümkün değildir. İnsanlar tornadan çıkmadıkları gibi sürekli nesiller değişmektedir. zamanla ortadan insalık için yapılan çalışmalar ve insan merhameti ortadan kaybolmaktadır. ben merkezli birey üzerine yaşam güzelleştirilmektedir. Hep ben söylemi merhameti ve topumda huzur bozuyor. insanlar arasında aşırı gelir farkı sosyal devlet anlayışının olmamasından kayanaklanmaktadır. asgari ücret diye bir ücret belirlyen devlet sosyal devletin olmadığını aslında ispat etmektedir. ama teoriye baktığınızda sosyal devleti güçlendiriyoruz naralarını atıyorlar. adalet yok, hukuk yok, insanlık yok ve vicdanlar taş olmuş, rafa kaldırmışlar, hukuka uymayandan hesap soran yok, kim bilir ne olacak bu insanoğlunun hali Devamı

Barış ve Barışa Kendini Adayanlar

2013-11-15 15:14:00

Barış ve Barışa Kendini Adayanlar, Dünyada bir barış ortamını sağlamak mümkün değildir. İnsanlar tornadan çıkmadıkları gibi sürekli nesiller değişmektedir. zamanla ortadan insalık için yapılan çalışmalar ve insan merhameti ortadan kaybolmaktadır. ben merkezli birey üzerine yaşam güzelleştirilmektedir. Hep ben söylemi merhameti ve topumda huzur bozuyor. insanlar arasında aşırı gelir farkı sosyal devlet anlayışının olmamasından kayanaklanmaktadır. asgari ücret diye bir ücret belirlyen devlet sosyal devletin olmadığını aslında ispat etmektedir. ama teoriye baktığınızda sosyal devleti güçlendiriyoruz naralarını atıyorlar. adalet yok, hukuk yok, insanlık yok ve vicdanlar taş olmuş, rafa kaldırmışlar, hukuka uymayandan hesap soran yok, kim bilir ne olacak bu insanoğlunun hali Devamı

Barış ve Barışa Kendini Adayanlar

2013-11-15 15:12:00

Barış ve Barışa Kendini Adayanlar, Dünyada bir barış ortamını sağlamak mümkün değildir. İnsanlar tornadan çıkmadıkları gibi sürekli nesiller değişmektedir. zamanla ortadan insalık için yapılan çalışmalar ve insan merhameti ortadan kaybolmaktadır. ben merkezli birey üzerine yaşam güzelleştirilmektedir. Hep ben söylemi merhameti ve topumda huzur bozuyor. insanlar arasında aşırı gelir farkı sosyal devlet anlayışının olmamasından kayanaklanmaktadır. asgari ücret diye bir ücret belirlyen devlet sosyal devletin olmadığını aslında ispat etmektedir. ama teoriye baktığınızda sosyal devleti güçlendiriyoruz naralarını atıyorlar. adalet yok, hukuk yok, insanlık yok ve vicdanlar taş olmuş, rafa kaldırmışlar, hukuka uymayandan hesap soran yok, kim bilir ne olacak bu insanoğlunun hali Devamı

Suriye'ye Uluslararası Baskı

2012-07-19 10:43:00

Suriye'de mitingler baş gösterirken, uluslararasından aktivistlere destek gelmeye başladı. gelen destekten ilham alan aktivistler, zamanla miting düzenlemekten uzaklaşarak yardımlarla aldıkları ağır silahlarla tahribata başladılar. Bu durum karşısında hükümet yetkilileri de ellerindeki silahlarla bu muhalif güleri dağıtmaya etkisiz hale getirmeye çalıştılar. Ama devletlerin bu tip eylemlerde devletlere yardım etmesi gerekirken malesef isyancılara yardım etmeye başladılar. Silah,para ve her türlü yardımı yapmaktan geri kalmadılar. şimdi ülke kaosa sürüklendi. uluslararası güler ESED gitsin diyor. Bu kadar basit mi bir ülkeyi kaosa sürüklemek, evet bu kadar basit Irak, Afganisatan, Libya ve Suriye dış güçler ortadoğuyu kendilerine göre şekillendirecekler. bunun başka bir yolu yok, b değişimi anlamayan Türkiye ise Diyarbakır'de milletvekillerinde katıldığı bir toplantıyı yasakladılar. Askeri, polisi, ucakları ve istihbaratıyla engellediler. Hatırlatmak isteriz. Esed, Kaddafi, Mübarek de bu tip mitingleri engellediler. Bu ülkedeki isyancılara dış güçler destek verdiği için ülkeri ellerinden gitti. Ama Türkiye'deki Kürtlerin arkasında hiç bir dış güçler olmadığı için bugün dış güçler ölen Kürtlerden, zindanlara atılan 10 binlerce Kürdün görmezden geliyor. Neden mi dersininz, Çünkü özgürlük talebinde bulunan Kürtler, Dış gülerin müdahalesini istemiyorda onda, emin olunuz ki Kürtler dış güçlerin müdahil olmasını isteseydi, Şimdi Türkiye Suriye'yi geçmişti. ama yıllardır dış güçler bizi parçalamak istiyor; Kürtlerde dış güçlerin oyuna geliyorlar diyenler bu durum karşısında bir kez daha düşünmeleri gerekir. ... Devamı

Kime Gavur Diyeceğiz

2012-07-12 13:51:00

Yaşamın her alanında farklı kültürden olmak bazen bir ayrıcalık bazen de bir dezavantajdır. Hele hele bir de din farkı varsa gavur damgasını yiyorsunuz hemen. bizim yaşadığımız yerlerde kime gavur deniliyordu. açıkçası seninle aynı dini paylaşmayan kimselere gavur deniliyordu. Bu gavur kelimesini müslümanlar için kullanan müslümanlar günaha girdiklerini hocalar tarafından dile getiriliyordu.  mantığı ise şuydu; Müslüman gavur olmaz. Müslümana gavur demek de allaha karşı işlenen bir suçtur. Gavur kelimesinin zamanla anlamını gelişti; Gavur: allaha inanmayan, her türlü kötülük yapan, acımasız ve ahlaksız insanalar içinde kullanmaya başlandı. Ama hala daha öz anlamını yitirmedi. Müslüman olmayan halklara verilen addır. Bu kelimenin ne kadaar yanlış olduğunu bilen var mı? din adamarı halklarına bir nasihat ederken, bu konuyu da gündeme getiremezler mi? bu kelimenin kullanımınn yanlış olduğunu ve nefret suçunu işlediklerini belirtemezler mi? allah u teala dinde zorlama yoktur. herkes bu dünyada ektiğini öbür dünyada biçecektir. buna rağmen neden insanlara farklı bir gözle bakılıyor ve farklı bir kelime ile tanımlanıyorlar. Diyorum ki nefret suçunu hissettiren her türlü olay, haber ve his insanların akıllarından çıkarmasını önermelidir din adamları,   Devamı

Heinrich Böll Stiftung Derneği yeni yayını Demokrasiye katkı sağ

2012-07-11 10:48:00

Perspectives – Türkiye’den siyasi analiz ve yorum   Türkiye'nin gündemi hızla değişiyor. Bu değişim kendini toplumun her alanında hissettiriyor. Ekonomiden kültür ve iç politikaya, çevre sorunlarından dış politikaya kadar birçok alanda sosyal, yasal ve de politik değişiklikler meydana geliyor.   Türkiye toplumunu anlamak, bu değişimin çeşitli siyasal ve sosyal alanlara yansımalarını kavrayabilmek için özellikle medyaya önemli bir görev düşüyor. Evrensel gazetecilik ilkelerine bağlı kalarak daha fazla bilgi sayesinde okuyuculara kendi yorum ve analizlerini yapma imkânı sunmak için bu alanda çalışılması gerektiğini düşünüyoruz.   Üç ayda bir yayımlanacak bu derginin Türkiye ve özellikle Avrupa’daki sivil toplum, karar vericiler, kanaat önderleri ve Türkiye’deki gelişmeleri izleyen ve anlamak isteyenler için bir başvuru kaynağı olmasını amaçlıyoruz. Her sayıda dosya konusunun yanı sıra ekoloji, demokratikleşme, kültür, uluslararası siyaset ve HBSD’den haberler yer alıyor. Ayrıca bir insanın kişisel hikâyesi üzerinden toplumsal değişimin insani boyutunu gündeme getirmeye çalışıyoruz.   Perspectives dergisinin sadece Türkiye’den siyasi analiz ve yorumlar sunmakla kalmayıp Türkiye’nin barışçıl, demokrat ve sürdürebilir bir gelecek inşası için önemli olan canlı ve verimli bir tartışma zemini yaratacağını umut ediyoruz. Perspectives’in dosya konusu ile ilgili açık oturumlar düzenleyerek siz sevgili okurlarımızla bu konular ile ilgili yoğun fikir alış verişi içinde bulunmayı arzu ediyoruz.   Heinrich Böll Stiftung Derneği Temsilciliğinin Perspectives ekibi adına     &n... Devamı

Gerçeklere Ne Kadar Tahammül Edebiliyoruz

2012-07-11 10:46:00

Hayatta yaşama dair söyleyecek çok sözümüz vardır. Hep kendi penceremizden olayları yorumlar ama olayları başkalarının dünyasından görmek istemeyiz. Sevgili Peygamberimiz diyor ki; canı yanan sabretsin, can yakan da yanacağı günü beklesin. Demek ki bu dünyada yapacaklarımız yanımızda kar kalabilir, ya öbür dünyada yani gerçek yaşam dünyasında Yaradanımızla başbaşa kaldığımızda yaptıklarımızın hesabını nasıl vereceğiz. Yaptıklarımızı kimlerden saklayacağız. Orada saklayacak bir şeyimiz olamaz, her şey gözler önünde olacak. Hal böyleyken bu dünyada birlikte yaşamak adına neden realiteleri kabul etmiyoruz. Neden milletler birbirlerini yok etmeye veya yaşama haklarını sınırlamaya çalışmaktadırlar. ABD Ortadğuda neyin asayışını sağlamaya çalışıyor, Ortadoğuda buna sesini çıkartacak onca devletlerden birisi yok mu? Yani Ortadoğu sahipsiz mi? bunu anlamak son derece zor mudur? Ortadoğu'nun sahibi çıksın ortaya ABD'yi hezimete uğrasın demiyorum. Sesini yükseltsin ve toplumsal refah istiyorsa ABD desin ki çek git aramızdan, ama bu realiteleri görmezden gelen devletlerin sonu hizmet olacaktır. Irak'ta yüzbinlerce insan, Suriye'de aynı keza, Türkiye'de aynı keza insanalar hak arayışından dolayı öldürülüyor ve sayısız kişiler ise işkenceden geçiriliyor, tüm bunlar realiteyi kabul etmek istemedikleri için oluyor. Nedir realite bana göre birlikte yaşama hakkı, kültürünü yaşama hakkı, ana dilini konuşma hakkı, peki bunları kabul etmeyen devletler, parti başkanları ve iktidar ne yapıyor, zorla kendi fikirlerini empozet etmeye gayret ediyor. İnsanca yaşama hakkını talep edenleri, vatan haini ilan ediyor. Bu realiteleri kabul etmemenin bedeli olarak, refah ve huzur ortamı bir türlü sağlanmıyor. Dünya herkes ... Devamı

Diktatörlük ile Yönetilen ülkeler

2012-07-11 10:43:00

Günümüzde özgürlüğün genişlediği hemen hemen tüm toplumlarda diktatörlük ile yönetilen ülkelerin olması manidardır. Arap Dünyası baş kaldırdı. Arap dünyasında, Tunus'ta, Mısır'da Yemende ve olası diğer ülkelerde baş kaldırı var. Özgürlüğe susyan gencecik insanlar var, o insanlar günlerdir sokaklarda, kısıtlanan haklarını almak ve daha iyi koşullarda yaşamak için mücadele ediyorlar. kimileri ölüyor, kimileri yaralanıyor ve kimileri de demir parmaklıklar arasına giriyor. Buna rağmen yine de geri adım atmıyorlar. Atmamamları da çok doğal çünkü bu yuzyılda hala birilerinin diktatörlüğünde yaşamak zor ve artık diktatörlük çürümeye mahkumdur. Özgürlüğe koşanları desteklemek gerekiyor. Bunun için tüm insanların haktan yana olmalarını tercih etmelidir. Kendimize göre doğruyu değil herkes için doğru olanı da kabul edelim. Devamı

Kürt Sorunu ve Çözüm Yolları

2012-07-11 10:42:00

Kürt sorunu denildiğinde herkes karşı bir cepha alıyor. ve konuya mesafeli yaklaşıyor. Diyorum ki çok yakın duracağız ki gözyaşları dindirelim. Kürt sorunu Türkiye için son derece önemli bir sorundur. Çözülmediği zaman herkesi huzursuz etmeye devam edecektir. Gencecik fidanların toprağa dökülmesine hangi vicdan evet diyebiliyor. Toplumun kendi kendine şu soruyu sorması gerekir. Kan ve gözyaşı ile ne zamana kadar yaşayacağız. Bundan kurtulmamız için bir barış ortamı oluşturulmuş bizim de bu barış ortamına katkı sağlamamız gerekir. Herkes barış için üstüne düşeni yapmalıdır. Kürdü, Türkü kısacası herkesin sorumluluk alması gerekir. Fertler çevresine bu gözle bakmalı ve insanları aklı selime davet edecek açıklamalarda bulunmalıdırlar. Siyasi partiler kendi tabanlarına barış için mücadele edin sizde katkı sağlayın demelidir. miting ve eylemlerde katılımcıların sakin olması için herkes kendi tabanına uyarı yapmalıdır. Ama bir takım siyasi partiler barışı istemiyor izlenimini vermektedirler. Bunun karşısında olduklarını beyan ediyorlar. Bu partiler ülkenin kaynaklarının boşa gitmesine üzülmüyorlar nasıl vatanseverdirler. Eğitime ayrılması gereken bütçenin savunmaya gittiğini görmüyorlar herhalde. Her mahalleli kendi apartmanında ve sokağında, mahallesinde barış için adım atmalıdır. Aşırı uç insanları sakinleştirmeli ve onları da barış yanlısı yapmalıdırlar. Bunun için genel olarak düşündüğümüzde bugün barış görüşmeleri yapılacaksa bugünden önceki her konu unutulmaldır. Faili meçhül cinayetler, ergenekon, siyasi tutsaklılar bunların tamamı suçlu kim ise afedilmeli ve bir daha benzeri suç işlemesi halinde daha ağır bir ceza ile cezlandırılması kanunla kayıt altına ... Devamı

yazı dizisi başlıyor

2012-07-11 10:26:00
yazı dizisi başlıyor |  görsel 1

Devamı